4 Aralık 2012 Salı

Spor Dünyasından Çok Güzel Bir Haber

Bugünlerde spora dair duyduğumuz en güzel haber Nesine.com'dan geldi. Türkiye'de bir ilki gerçekleştirmişler ve artık İddaa maçları canlı olarak Nesine.com'dan izlenebilecekmiş.


Bunun için biz sporseverlerin tek yapması gereken, Nesine.com'a üye olduktan sonra, bültende takım isimlerinin yanında yer alan kırmızı TV logolu maçlardan izlemek istediklerini seçmek ve kuponlarına eklemek.

Özellikle internet üstünde link arayan, canlı skor sitelerini takip eden, forum forum dolaşıp maç skorunu öğrenmek isteyen onbinlerce sporsever için bu haber bizce devrim niteliğinde. Düşünsenize çok izlemek istediğiniz bir maç var, TV'de yayını yok. Link falan arayacağınıza küçük bir kupon yapıyor ve keyifle maç saatini bekliyorsunuz.

Üstelik oldukça iddialı ligleri yayınlıyorlar. İspanya La Liga, Almanya Bundesliga, İtalya Serie A, Fransa Ligue 1, Hollanda Ligi gibi çok izlenen ligler, Copa Libertadores, Copa Sudamericana gibi Güney Amerika'nın en önemli organizasyonları, Dünya Kupası Elemeleri, Fransa ve İspanya Kupa maçlarının yanı sıra basketbolda Euroleague’in de yer aldığı 50’nin üzerinde futbol ve basketbol ligini canlı canlı izleyebileceğiz.

Artık kimse de beyler link var mı diye sormaz herhalde:)

Daha detaylı bilgi için sizi tv.nesine.com adresine alalım.







Bir bumads advertorial içeriğidir.

29 Eylül 2012 Cumartesi

Garip Mağlubiyet

Orduspor karşısında alınan 2-0'lık mağlubiyet bizlere unuttuğumuz duyguları geri getirdi diyebilirim.16 maç sonra bir karşılaşmayı gol atamadan kapadık,mağlubiyetin nasıl bir şey olduğunu tekrar hatırladık.

Aslına bakılırsa bu mağlubiyet beni üzdü diyemem.Hatta tam yerinde gelmiş ve ihtiyacımız olan bir mağlubiyet demek istiyorum.Çünkü takım üst üste iyi sonuçlar aldı ve almaya devam edecektir.Ancak Braga ile oynayacağımız Şampiyonlar Ligi maçı öncesi böyle bir tokat takıma iyi gelebilir.Takım rehavete kapılmayacaktır.(Gerçi İmparator başımızdayken rehavet kelimesi Florya'dan içeriye giremez ya neyse.)

Maçı neden kaybettik sorusuna gelirsek,gözüme en çok takılan isim Amrabat oldu.5 metre önündeki topa baskı yapmayan,hızlı hücumlarla takımı ileri taşımayan,savunmaya yardımcı olmayan bir amrabat izledik.Haliyle mağlubiyette kaçınılmaz oldu.Sadece Amrabat'a bağlamıyorum olayı.Takımda bir çok aksaklık vardı.Klasik tabir ile oyuncuların kafası Braga maçında idi.

Ben şahsen son söylediğime pek katılmak istemiyorum.Öyle bir olay olmuşsa da bu son olacaktır.İmparator'un olduğu yerde sonraki maç düşünülemez.

Aksayanlardan devam etmek gerekirse diğer isim Melo.Takıma geç katılmasının eksikliğini fazlasıyla hissettiriyor.Scot Piri'nin o antreman programından tam anlamıyla geçmediği için tekliyor diyebilirim.Diğer bir yandan uzun pas atmayı seven bir oyuncu olması onu zor durumda bırakabiliyor.Melo bu uzun pasları yapmalı ancak oyunun akışını değiştirirken yapmalı.Normal zamanlarda ayağa pas ile oynamalı.

Aksayan bir kaç isim daha vardı maçta ancak mağlubiyet tabiki de takımın hatası.Ancak dediğim gibi bu mağlubiyet bence tam yerinde atılan bir tokat gibi olacak ve sonraki başarıların işaretçisi,başlangıcı olacaktır.

1 Ağustos 2012 Çarşamba

Hazırlık Maçı | Olimpija Ljubljana-GALATASARAY


Uzun zaman sonra takımımızı parçalı içinde gördük.Bu karşılaşma için ciddi anlamdaki ilk hazırlık maçımız diyebiliriz.Bu yüzden üzerinde durmamız,dikkat etmemiz gereken konular var.

Rakip Slovenyalı.Liginde 3.haftasını geride bırakmış ve 4 avrupa maçı oynamış bir ekip.Yani bizden çok daha hazır haldeler.Takımımız ise yoğun bir antreman temposundan geçiyor şu son 20 günde.3 kulvarda yarışacağımız için haliyle takımın bomba gibi olması lazım.Bu nedenle yüksek tempoda geçiyor antremanlar.

Maça gelecek olursak açıkçası takımı pek beğenmedim.Hazırlık maçı olduğu için resmi maçlarla kıyaslayamayız tabiki de.Ancak takımda sanki bir kopukluk mevcut.Özellikle Melo'nun yokluğu bence fazlasıyla etikili bunda.Elmander'i de buna katarsak bu kopukluk bu yüzden yaşandı diyebiliriz.

Maçta bir çok pozisyon bulduk.Özellikle Hamit ile bir çok pozisyona girdik.Ancak Hamit'in son vuruşlarda yaşadığı şanssızlıklar skoru değiştirmemizi engelledi.

Defansta Ujfa,Semih ikilisi yine güven verdi.İkinci yarıda oyuna giren Dany'i açıkçası pek beğenmedim.İleri çıkmayı çok seven bir oyuncu olduğu için defansta bir çok açık verdik.Hatta yediğimiz golde defansın göbeğine atılan bir ara pastan geldi.Bu boşluğa sadece Dany'i sorumlu tutamam.Hakan'ın yerine oynayan Riera'da bu boşluğun nedenlerinden birisiydi bence.Çünkü kanat oyuncusu olduğu için ters kademeye girme konusunda hatta bek konusunda bile yetersiz.Ancak Fatih Hoca'da alternatif deniyordu haliyle.

İkinci yarıda oyuna giren Emre'yi çok beğendim.Genç yaşına rağmen bu sene de formayı kapacak gibi gözüküyor.Özellikle attığı gol ustalara ders çıkaracak cinsten.Sol ayağının füze gibi olduğunu biliyorduk,bir kez daha hatırlattı genç oyuncu.

Sonuç olarak şunu söylemeliyim ki;çok alternatifli bir kadromuz var.3 kulvarda yarışacağız ama neredeyse 3 farklı 11 sahaya sürebiliriz.Bu bizim için pozitif bir etken.Ancak ideal 11 dediğimiz kavramın oturması gerekir.Geçen seneden birbirini tanıyan şampiyon oyuncular olduğu için bu konuda sıkıntı çekeceğimizi düşünmüyorum.Yapılan takviyeler ile daha iyi bir kadro olacağımızı düşünüyorum.

Ancak bu kadar alternatifin içinde en az alternatifimiz malesef göbekte.Yani demek istiyorum ki " Felipe Melo takımda kalmalı"

Basketbolda Genç Yetenekler Keşfediliyor!



Basketbol benim için bir tutku ve bu tutkumu herkes görmeli diyorsan; Nike senin için burada...

Basketbolda sıkı bir rakip olduğunu ve kazanmayı herkesten çok istediğini biliyoruz. İyi oynuyorsun, kendine güveniyorsun ve hayallerindeki basketbolcular gibi büyük oynamak istiyorsun...

Basketbol tutkun için yapman gerekenler 3 ayrı şehirde yapılacak seçmelere katılarak, kendini basketbol dünyasına kanıtlamak. Sinan Güler gibi tutkunu içinde hisset, mücadele et ve oyununu herkese göster,  sadece profesyonel basketbolcuların tecrübe ettiği Amerika hayaline bir adım daha yaklaş.


Yeteneklerini herkesle paylaşıp beğeni toplamak istemez misin? Şut at, turnikeye çık ve top hakimiyetini video ve fotoğrafla kanıtlayıp kendi sesinle profilinde yayınla, arkadaşlarınla anında paylaş.

Hayal ettiklerin için seni burada bekliyoruz: http://www.facebook.com/nikebasketballturkiye/app_328774483875994

Bir bumads advertorial içeriğidir.

24 Temmuz 2012 Salı

Melo Konusunda Söz Yönetimin Olmalı


Melo konusu günlerdir hatta haftalardır gündemin zirvesinde ve artık bu olay çok uzadı.Yönetim indirim istiyor,Melo bazı konularda indirim yaptı ancak taviz vermek istemiyor.İki tarafı da haklı buluyorum.Ancak yönetimin şu anki tavrı bence tam yerinde.Peki niye?

Melo geçtiğimiz sezon çok başarılı bir sezon geçirdi.Hatta şampiyonluğun baş mimarıydı desem yanlış olmaz sanırım.Takımı bir çok yerde sırtladı,attığı goller ile çok katkı yaptı.Kısa sürede o tribünleri,tribünler onu sevdi.Yaptığı özel hareketlerle "pitbull" lakabını da almayı başardı taraftarlarımızdan.


Ancak olayın maddi anlamda perde arkası da var.Sonuçta kulübümüz bir şirket ve harcadığı paralardan sorumlu.Peki nedir bu maddi olay?

Melo geçen sezon ekstralar,şampiyonluk primi derken 4,5 milyon € gibi bir para almış kulübümüzden.1 yıllık bu para sadece.Çok yüksek bir rakam ancak sonuna kadar hak ettiğini düşünüyorum.Gelmek istediğim konu ise,Melo ile yönetim 3+2 yıllık bir sözleşme yapmak istiyor.Yani 3 yıl boyunca Galatasaray'ın oyuncusu olacak ve parasını tıkır tıkır alacak.Yıllık yaklaşık 2,5-3 milyon € alır bence.

Şimdi gelelim asıl konuya.Peki Melo bu 3 sezonda başarılı olabilecek mi ? Oyuncu 29 yaşında.Yani diyelim ki önümüzdeki sezon da çok iyi oynadı.Ancak bir sonraki sezon isteneni veremedi,yetersiz kaldı.O zaman biz bu oyuncuyu başka bir kulübe satabilecek miyiz ? Yoksa oyuncuya "haliyle" düşük teklifler gelecek ve o da "Ben Galatasaray'da paramı alıyorum,sözleşmem de var" diyip paşalar gibi parasını alacak mı ? Tıpkı Riera,Baros olayında olduğu gibi.Baros başarılı sezonlar geçirdi.Ancak şuan parasını alıyor ve kendisine gelen teklifler de düşük.Ee o da haliyle Galatasaray'da kalmayı tercih ediyor.Zaten bahsettiğimiz oyuncular belli bir yaşa gelmiş oyuncular.Kariyer artık onlar için 2.planda bence.

Bu konu ile ilgili yönetim açısından detaylı düşüncem bunlar.Ancak ben de Melo'nun gelmesi taraftarıyım.Çünkü bu sezon bize çok şey kattı ve ayrılık için erken olacak diye düşünüyorum.Ancak yine de yönetimin attığı adımlar oturdukları yerden olmuyor.Kaç tane uzman mali anlamda inceliyor transferleri.Yani Melo gelmezse üzülürüm ancak yönetime de saygı duyarım.

1 Temmuz 2012 Pazar

Evdeki kupalarınıza sahip çıkın


Evinizde sevdiğiniz,onsuz çay içmediğiniz kupanız falan varsa aman saklayın.Malum son 3 şampiyonanın kupasını alan İspanya doymayıp elinizdeki kupayı da alabilir.

Evet yanlış duymadınız son 3 şampiyona.Lafta basit geliyor aslında 3 tanecik gibi.Ama yıl olarak,son 4 senede 3 kupa demek bu.Bir yerden sonra insan bıkar artık.Hatta merak ediyorum futbolcular soyunma odasında,arkadaşlarının yanında falan "yine kupayı biz aldık yeaaa" diye yayılıp sıkılıyorlar mıdır ?Ha birde İspanya diyoruz bak.Yani Real Madrid,Barcelona diyoruz.Yani orada oynayan oyuncular var diyoruz.İnsan düşünür "la oğlum yeter artık bu kadar kupa" diye ama nerdeee ?Adamlar her ay kupa düzenlense onu da alacaklar.

Hatta düşünüyorum böyle Çin'de falan bu İspanyollara haber vermeden bir organizasyon düzenlesek de kupayı başka ellerde görsek mi diye.Hani sorarsalar da "yardım kampanyasındayız canıms" yazarız.Bak iyi fikir düşünmeliyiz bunu.

İşin geyiği buraya kadardı.Bundan sonra resmi konuşacağım.Ona göre uyarayım sizleri.

Gerçekten şaka bir yana İspanya aldı başını gidiyor.Nereye mi gidiyor ?Valla bizden uzaklara gitsinler aman bir kaç kupa da biz alalım.Oynadıkları futbol zaten futbol değil.Eğer futbolsa biz bugüne kadar ne izliyorduk diye sormaz mı insan kendine.Yaptıkları paslar rakip futbolcuyu çileden çıkarır.Bir ara İtalyanların "ben oynamıyorum yea" diye sahadan çıkacaklarını da düşündüm.Nasıl bir pas trafiğidir o abicim?Hadi yaptın bari 2-3 kere kaptır topu da adamlar oyunda olduklarını anlasınlar.

Bir söz vardı "Futbol 90 dakika süren ve sonunda Almanların kazandığı bir oyundur" diye.Öyle değil işte o yazar abicim.İspanyol olacaktı orası.Adamlar o kadar basit oynuyor ki direk biz final için geldik diyorlar.

Bu hakimiyetin uzun yıllar süreceğini düşünüyorum.En azından Xavi,İniesta efsanesi geçene kadar.Onların zamanı geçince onların yerine birileri bulunmazsa yavaş yavaş popülerlikleri kaybolacaktır.Ama adamlar da genç yahu ümitlenmeye de gelinmiyor ki.

Sonuç olarak biz bu futbolu,bu oyunu izlediğimiz için şanslıyız bence.Böyle bir oyun,böyle bir takım anlayışı 100 yılda bir gelir.Torunlarımıza anlatacak güzel anılarımız var en azından.İspanyayı tebrik ediyor ve kupaları bizlere de bırakmalarını temenni ediyorum.

20 Haziran 2012 Çarşamba

Amrabat Krizi



















    Uzun zamandır gündemi meşgul eden Amrabat krizi daha da büyümeye devam ediyor.En son kulübümüz borsaya görüşmelerin başladığını bildirdi.Ancak Süleyman Hurma'nın yaptığı açıklamada Galatasaray'ın 7 milyon € teklifini az gördüğünü açıkladı ve işler yine karmaşık bir yola girdi.


İşin diğer tarafına gelirsek ben Amrabat'ın alınmasından yanayım.Çünkü oyuncu sizi istediğini açık açık söylüyor.Bu nedenle onu transfer ettiğinizde forma mücadelesi vereceği aşikar.Çoğu zaman bir oyuncuya siz talip olursunuz ve sonra oyuncunun performans göstermesini beklersiniz.Ancak bu sefer işler farklı.Amrabat kendisi gelmek istiyor ve geldiği zaman da bu kadar olay yaşandığı için diğer yabancılar gibi yatamayacak.Eğer oyuncu transfer edilirse bu büyük bir avantaj çünkü forma mücadelesi daima takımdaki rekabeti arttırır.


Oyuncunun kalitesine gelirsek,Amrabat ŞL için tam da isabet bir oyuncu olmayabilir ancak genç ve dinamik olması onun için büyük bir avantaj olacaktır.Aynı zamanda bir çok kulvarda boy gösterecek takımımız için böyle oyuncular daima bir kâr olacaktır.Transfer olduğunu düşünürsek,takımdaki büyüklerin tecrübelerinden yararlanır ve düzgün bir şekilde futbolunu oynarsa çok daha iyi yerlere gelebilir.Sonuçta oynadığı takım Galatasaray olacak ve devler liginde boy gösterme şansı bulacak.


Oyuncu transfer edilirse mutlu olurum.Bu kadar isteyen bir oyuncuyu takımda görmek bana mutluluk verir.Ha diyelim ki transfer olmadı o zaman da aman aman üzülmem.Çünkü alternatif olarak Assaidi ismi dolaşıyor kulislerde.Oyuncuyu tanımıyordum ancak videolarından yetenekli olduğunu anladım.İnşallah kulübümüz için en doğru sonuçlara ulaşırız.

3 Mayıs 2012 Perşembe

Bir ihtimal daha var..


Bir ihtimal daha var....Aslında tek ihtimal var şuandan sonra "SEN ŞAMPİYON O-LA-CAK-SIN"

Dün Trabzonspor karşısında puan kaybettikten sonra içimizde biraz da olsa burukluk olmuştu.Ancak bugün Beşiktaşın İnönü'de Fenerbahçe'yi mağlup etmesi ile yine bir çok senaryo ortaya çıktı.Ancak avantajlı konumda olan biziz.

Nitekim hafta sonu Arena'da Beşiktaş ile karşılaşacağız ve aynı saatte Avni Aker'de Trabzonun konuğu Fenerbahçe olacak.Maçların aynı saatte olması heyecanı arttıracak tabikide.Ancak Galatasaray Arena'da şampiyonluğu ilan etme gibi bir şansa sahip.

Şöyle ki hafta sonu Beşiktaştan 3 puan alır ve Fenerbahçe'de Trabzonda puan kaybederse,aradaki puan farkı 5 yada 6 olacak.Bu durumda son hafta oynanacak maç prestij maçından öteye gitmeyecek.Aslında bütün ihtimaller bizden yana.Oldu ki 3 puan kaybettik ve Fenerbahçe galip geldi.Puanlar eşit olacak ve Fenerbahçe sıralamada üst sıraya çıkacak.Yani her şey son haftaya kalıcak.

Temennimiz Arena'da şampiyonluğumuzu 55 bin taraftarımız önünde haykırarak kutlamak.Belki de sezonun ikinci yarısında Beşiktaşı son dakikada 3-2 yendiğimiz maç bu maça işarettir.Belkide hafta sonu belki de.....